Bakan Kacır, Sanayinin Dönüşümü ve Teşvikler Bilgilendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, geleneksel üretim süreçlerinin ve ekonomik güç dengelerinin değiştiği ve toplumsal yaşam biçimlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde olduklarını vurgulayarak, liberal ticaret yaklaşımının terk edildiği ve korumacılık tedbirlerinin, gümrük duvarlarının ve ticaret engellemelerinin arttığı bir sürece girildiğini belirtti. Kacır, eskiden sınırlı ürün ve sektörlere yönelik olan kısıtlamaların…
Bakan Kacır, Sanayinin Dönüşümü ve Teşvikler Bilgilendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, geleneksel üretim süreçlerinin ve ekonomik güç dengelerinin değiştiği ve toplumsal yaşam biçimlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde olduklarını vurgulayarak, liberal ticaret yaklaşımının terk edildiği ve korumacılık tedbirlerinin, gümrük duvarlarının ve ticaret engellemelerinin arttığı bir sürece girildiğini belirtti. Kacır, eskiden sınırlı ürün ve sektörlere yönelik olan kısıtlamaların artık daha geniş alanlarda yaygın hale geldiğini ifade etti. Ayrıca, kritik ham madde ve teknoloji ihracatının sınırlanmasının yaygınlaştığını, küresel ekonominin ağırlık merkezinin batıdan doğuya kaydığını dile getirdi.
Bakan Kacır, konuşmasında şunları söyledi: “Bu dönemde, sanayi ve teknoloji kabiliyetlerinin stratejik önem taşıdığını gözlemliyoruz. Yenilikçi teknolojilere yön veren ülkeler, bu alanlarda oluşturdukları kapasite ve kabiliyeti uluslararası ticaretin ve diplomasinin yeni kurallarını belirlemek için kullanıyor. Bu sebeple, sanayi ve teknoloji politikalarını bu yeni döneme uygun şekilde güçlendiren ülkeler, uluslararası sistemin yeni mimarları arasında yer alırken diğerleri ise dışarıdan belirlenen şartlara uymak durumunda kalıyor. Ülkemiz olarak bu dönüşüm sürecine erken bir şekilde adapte olduk ve planlı sanayileşmeyi destekleyerek, katma değeri yüksek üretimi teşvik ederek, AR-GE kültürünü yaygınlaştırarak ve nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak sanayi ve teknolojide önemli adımlar attık.”
Kacır, “İmalat sanayi katma değerimizi 23 yılda 41 milyar dolardan 246 milyar dolara yakın bir seviyeye yükselttik. Dünya genelinde imalat sanayisi katkımızı ikiye katladık ve askeri insansız hava araçları üretiminde dünya lideri olmanın yanı sıra Avrupa’da ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri ve çelik sektörlerinde lider konumdayız. Ayrıca, alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini, kule ve komponentlerinde Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasındayız.” ifadelerini kullandı.
Yerli ve milli kapasiteyi güçlendirmeyi önemsediklerini belirten Kacır, ihracattaki büyümenin devam ettiğini ve yıllık ihracatlarının 276 milyar dolara ulaştığını aktardı. Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, verimliliği merkeze alan, teknolojiyi üretimle buluşturan ve yerli kapasiteyi güçlendiren bir anlayışla çalışmalarına devam ettiklerini dile getirdi. Türkiye’nin bölgesinde güven ve istikrarın simgesi haline geldiğini vurgulayan Kacır, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat konularında emin adımlarla ilerlediklerini belirtti.
Kacır, Türkiye’nin katma değeri yüksek üretim altyapısı ve teknoloji geliştirme kapasitesiyle dünyadaki hak ettiği yeri almak için çalıştıklarını vurgulayarak, yeni nesil destek ve teşvik programlarını devreye soktuklarını açıkladı. Ayrıca, yüksek teknoloji odaklı ve stratejik sektörlerde gerçekleştirilecek yatırımlara özel finansman imkanları sunduklarını belirten Kacır, bu sayede milli ekonominin yükselişine destek olacak birçok projeyi hayata geçirdiklerini ifade etti.
Son olarak, Kacır, iklim değişikliği konusuna da değinerek, temiz üretim ve yenilenebilir enerji yatırımlarının önemine dikkat çekti. Yeşil dönüşümün küresel rekabetin merkezinde olduğunu söyleyen Kacır, dijital dönüşümün de üretim süreçlerini dönüştüren temel bir faktör haline geldiğini belirtti. Sanayinin rekabet gücünü korumak ve yüksek katma değerli üretimi desteklemek adına dijital dönüşümün önemine vurgu yaptı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]