ABD’den gelen zayıf istihdam verileri ve Orta Doğu’daki gerilimlerin azalmasıyla altın ve gümüş, 7 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Uzmanlar, Fed politikaları ve petrol fiyatlarındaki gelişmeleri yakından izliyor.
ABD’de açıklanan zayıf istihdam verileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri daha fazla artırmayacağı beklentisini güçlendirdi. Bu durum, altın ve gümüş gibi değerli metallere olan talebi artırarak fiyatlarını yükseltti.
Altının ons fiyatı, geçen hafta yüzde 7,4’lük bir artışla 4.342 dolara ulaşarak son 7 ayın en güçlü haftalık performansını sergiledi. Benzer şekilde, gümüşün ons fiyatı da aynı dönemde yüzde 10,2 değer kazanarak 63,54 dolara yükseldi.
Yeni haftaya yatay başlangıç yapan altının onsu 4.340 dolar, gümüşün onsu ise 64 dolardan işlem görüyor. Altın, en son 19 Ocak’ta haftalık bazda yüzde 8,7’lik bir yükselişle 4.980 dolara ulaşmıştı. Gümüş ise aynı hafta yüzde 14,7’lik artışla 102,48 dolara tırmanmıştı.
Yılın başında Fed’in güvercin para politikası izleyeceği beklentisiyle pozitif başlayan altın ve gümüş fiyatları, 28 Şubat’ta Orta Doğu’da patlak veren jeopolitik gerilimler nedeniyle düşüşe geçmişti. ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilimler, petrol fiyatlarını artırarak küresel enflasyonist baskıları yükseltmiş ve merkez bankalarını faiz artırımlarına yöneltmişti.
Faize duyarlılığı yüksek olan ve savaş zamanlarında likidite ihtiyacının artmasıyla talep daralması yaşayan altın ve gümüş, bölgedeki gerilimlerin azalması ve ABD’den gelen zayıf istihdam verilerinin Fed’in şahin politikalarına yönelik beklentileri törpülemesiyle destek buldu.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, altındaki yükselişin temel nedenlerinin jeopolitik riskler, yüksek petrol fiyatları ve faiz artırımı ihtimallerinin fiyatlamalara yansıması olduğunu belirtti. Ergezen, risklere rağmen altının 3.400 dolar bandının altına inmediğini ve bu durumun olumlu haberlerin fiyatlanma eğilimini artırdığını söyledi.
Uzlaşma ve ateşkes beklentilerinin fiyatlamalara hemen yansıdığını belirten Ergezen, bu etkinin bir süre daha devam edeceğini düşündüğünü ifade etti. Ergezen, son yükselişi bir miktar para girişinin artışına bağlayarak, kurumsal yatırımcılar ve merkez bankaları nezdinde en kötünün görüldüğü beklentisinin oluşmaya başladığını ve iyimserliğin ağır bastığını kaydetti.
Altın ve gümüş piyasalarında dolar endeksinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Ergezen, dolar endeksindeki gerilemenin altın tarafında yükseliş eğilimini desteklediğini belirtti. Ergezen, savaş devam ettiği sürece petrol fiyatlarının yüksek kalacağını, bunun da enflasyon endişelerini ve tahvil faizlerini yukarıda tutarak merkez bankalarını faiz artırımına itebileceğini öngördü.
Ergezen, petrol fiyatlarının 70 dolar civarına gerilemesi durumunda altın ve gümüş tarafında daha olumlu fiyatlamalar görülebileceğini, ancak dolar endeksinin 100 seviyelerine yakın olmasının bir risk unsuru olduğunu dile getirdi. Altın tarafında 4.400 dolar seviyesinin önemli bir direnç olduğunu, bu seviyenin aşılması durumunda 4.550 doların hedeflenebileceğini söyledi.
Gümüş tarafında ise yüksek faizlerin etkisinin sürdüğünü ancak altına göre daha güçlü bir seyir beklenildiğini belirten Ergezen, gümüşün endüstriyel gelişmelere daha duyarlı olduğunu ve büyüme endişelerinin daha net hissedildiğini aktardı. Anlaşma sağlanması halinde altın-gümüş rasyosunun 60’lar seviyesine düşebileceğini, 70 seviyesinin üzerinde ise gümüşün altına göre avantajlı olacağını ifade etti. Savaşın daha da kötüleşmemesi veya faiz artırım ihtimallerinin gerçekleşmemesi durumunda, önümüzdeki 1-2 ay içinde gümüşün altına göre daha iyi performans göstermesi beklenebilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]