Bakan Murat Kurum, iklim finansmanının maliyet değil, gelecekteki kayıpları önleyen stratejik yatırım olduğunu vurguladı. İklim finansmanı ihtiyacı ile mevcut harcama arasındaki büyük farka dikkat çekti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede finansmanın stratejik bir yatırım olduğunu belirtti. Kurum, iklim finansmanı ihtiyacının 7,5-9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu ancak mevcut harcamanın yaklaşık 1,9 trilyon dolar civarında kaldığını vurguladı.
Nepal ve Çin’deki acı olaylara atıfta bulunan Bakan Kurum, iklim adaleti ve finansmanının öncelikli gündem maddesi olmaya devam edeceğini ifade etti. Bir hedefi uygulamaya, planı yatırıma ve kararı sonuca dönüştürmenin temel aracının finansman olduğunu söyledi. Dünyanın içinde bulunduğu kötü koşulların, finans sektörünün sürece daha güçlü katılımını gerektirdiğini belirtti.
Bakan Kurum, geleceğin en büyük pazarının iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm pazarı olacağını öngördü. Bu dönüşüme bugün yatırım yapanların kısa sürede karşılığını alacağını, yeni iş alanları ve büyüyen pazarlara erişim sağlayacağını dile getirdi. Önümüzdeki yıllarda geleneksel sektörlerin daralacağı, ancak yeşil, temiz ve sürdürülebilir yatırımların ekonominin en canlı alanları arasında yerini koruyacağı değerlendirmesini yaptı.
COP31 Başkanlığı olarak oluşturulan İklim Uygulama Köprüsü’nün, ülkelerin iklim hedefleri ile uygulamaları arasındaki boşluğu kapatmayı hedeflediğini anlattı. Bu köprü aracılığıyla ihtiyacı olan ülkeler ile çözümü sunan finansmanın buluşturulacağını belirtti. Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı ile yürütülen ortaklığa teşekkür eden Kurum, köprü kapsamında işbirliği için müşterek bir bildirgenin yayımlandığını duyurdu. Hedefin, ülkelerin iklim ve kalkınma önceliklerini finansmana hazır proje portföylerine dönüştürmek olduğunu söyledi.
İklim Uygulama Köprüsü’nün önemli uygulamalarından biri olarak Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti’ni (SURFF) tanıttı. İLBANK, İklim Değişikliği Başkanlığı ve COP31 Başkanlığı ile geliştirilen SURFF’in, finansmanı, proje hazırlama kapasitesini ve uygulamayı bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirtti. Amaçlarının yerel yönetimlerin proje geliştirme kapasitesini güçlendirmek ve şehirlerin ihtiyaçlarını finansmana hazır yatırımlara dönüştürmek olduğunu ifade etti.
İstanbul’daki müsilaj sorununa ilişkin projelerin hızla hazırlandığını ve Marmara’ya kıyısı olan şehirlerde mücadeleyi sürdürme adına Asya Kalkınma Bankası ile ortak irade koyacaklarını söyledi. Türkiye’de geliştirilen bu yaklaşımın uluslararası işbirlikleriyle güçlenerek farklı ülkelere model olmasını hedeflediklerini kaydetti.
Kurum, iklim finansmanını bir maliyet kalemi olarak değil, gelecekteki büyük ekonomik ve sosyal kayıpları önleyen stratejik bir yatırım olarak görmenin gerekliliğini vurguladı. Bu doğrultuda aksiyonu hızlandıracak mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Özel sektörün yenilikçi gücüne, yatırım kapasitesine ve uygulama hızına ihtiyaç duyulduğunu dile getirerek, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ni (TOBB) bu kritik ihtiyacı karşılamak üzere görevlendirdiklerini bildirdi.
TOBB’un 12-13 Kasım’da
Reklam & İşbirliği: [email protected]